Mutlaka Okunması Gereken Başyapıt Kitaplar

20 Ağustos 2020
Mutlaka Okunması Gereken Başyapıt Kitaplar

Hemen hemen her dönemde birçok dergi, yayınevi ya da gazete mutlaka okunan kitapları belirlemektedir. Bu listemizde sizlere mutlaka okunması gereken başyapıt kitapları ile ilgili örnekleri sunacağız. Mutlaka okumalıyım dediğiniz değerli yazarların kitaplarını incelemek için yazımızı okumaya devam edin.

Okumak zihninizi olağanüstü yeni dünyalara açabilir ve sizleri farklı şeyler öğrenmenin yeni bir düzeyine kolaylıkla taşıyabilir. Fakat bu süreç yavaş bir süreç gibi gelebilir ancak oldukça etkilidir. Listemizde hayatınız boyunca en az bir kere okumanız gerektiğini düşündüğümüz kitapları bir araya getirdik.

Ldous Huxley: Cesur Yeni Dünya

Cesur Yeni Dünya Ldous Huxley’in en önemli eserlerinden biridir. Kitap karamsar bir gelecek tasarımının dışında insanları yok edilse de devam eden maceranın sürükleyici ve sağlam bir şekilde anlatılması kitabı önemli başyapıtlar arasında görmemizi sağlıyor. Yazar, bu eserini ütopya geleneğinin dışına çıkartarak en iyi edebiyat kategorisine yükseltmeyi başarmıştır.

George Orwell: Hayvan Çiftliği

Her zaman distopik romanları ile dikkatleri üzerine çekmeyi başaran yazarımız George Orwell’ın Hayvan Çiftliği adlı yapıtı çağdaş klasikler arasında değerlendirilmesinin yanı sıra dünya edebiyatının da en dikkat çekici Romaları arasındadır. Yazar romanında adeta totaliter yönetime meydan okumuştur. Mutlaka okumanız gereken en önemli başyapıtlardan biri olduğundan kesinlikle okumanızı tavsiye ederiz.

Oscar Wilde: Mutlu Prens

Oscar Wilde, Mutlu Prens adlı yapıtında insanların mutluluklarının herkese ait olduğunu, fedakarlık ile emeğin insanlara gerçeklerin kapılarını aralayacağına ve bunların gerçek olacağını edebiyat dünyasında önemli yapıtlar arasına girmeyi başaran Mutlu Prens ile insanların dünyaya başka gözlerle bakmasını sağlamaktadır.

Jane Austen: Aşk ve Gurur

Aşk ve Gurur, Jane Austen’in en çok okunan eserlerinden biridir. Yazar bu romanını 21 yaşında kaleme almış ve roman içinde soylu ve soylu olmayan kesimin birbirlerine karşı duydukları ön yargı anlatılmakta ve bu olay eserin başkahramanları Elizabeth ile Darcy arasında geçmektedir. Mutlaka okunması gereken başyapıtlar arasında yerini alan Aşk ve Gurur hem karakterleri hem de okuyucuyu şaşırtacak seyri ile keyifli bir okuma serüveni yaşatacaktır.

John Steinbeck: Fareler ve İnsanlar

İlk kez 1937 yılında yayımlanan ve Nobel ödüllü bir yazar olan John Steinbeck’in muhteşem eseri Fareler ve İnsanlar, iki yakın arkadaşın başlarından geçen maceraları ve hayallerine olan bağlılıklarını anlatır. Ayrıca yazarın hayatından da izler taşıyan yapıt oldukça etkileyici ve sürükleyiciliğiyle okunması gereken kitaplardan biri olmayı hak ediyor.

Marie-Henri Beyle Stendhal: Kırmızı ve Siyah

Kırmızı ve Siyah, Henri Beyle Stendhal’ın Fransa’nın küçük bir kasabasında dünyaya gelen Julien Sorel’i ve yaşantısını anlattığı en iyi başyapıtlardan biridir. Eser Julien’in bulunduğu kasabandan uzaklaşmasını, yüksek tabakanın dikkatini çekmesini, aldığı eğitim ile papaz olmaya karar vermesini hatta mesleği ve aşk hayatı ile ilgili yaşadıklarını anlatan bir eserdir.

William Shakespeare: Hamlet

William Shaespeare, İngiliz ve dünya edebiyatının en büyük isimlerinden biridir. Yazarın Hamlet adlı yapıtı ise trajik bir intikam duygusunu anlatmaktadır. Babasını öldürerek annesi ile evlenen amcasından intikam almak isteyen Hamlet, kaotik ilişkiler, ahlak ve ihanet gibi bütün insanlığı ilgilendiren kavramlar üzerine yazılan bir eser olma özelliğini taşımaktadır.

Victor Hugo: Sefiller

Victor Hugo, Sefiller adlı yapıtında yoksul olan bir adamın ailesini doyurmak için ekmek çaldığı ve sonrasında başına gelen olayları anlatmıştır. Ekmek çalan Jan Valjan bir kadırgada kürek çekmeye mahkum edilir. Bir süre sonra kaçmaya kalkar ve mahkumiyet süresini uzatarak 1815 yılında serbest bırakılır ancak çıktıktan sonra mahkum olduğu için kötü muamele gören Jan Valjan’ın macerası daha sonra başlar. Önemli yapıtlardan biri olan Sefiller belki de hayatınız boyunca okuduğunuz en iyi başyapıt olacaktır.

Charles Dickens: İki Şehrin Hikayesi

Öfkenin, acının, kaosun ve her şeye rağmen umudun romanı olan İki Şehrin Hikayesi, Charles Dickens’in Londra’nın karşısına Paris’i, Charles Darney’ın karşısına Sydney Carter’i koyması ile Fransız İhtilalini zıtlıklar ekseninde anlatması ile başlamıştır.

Lev Nikolayeviç Tolstoy: Savaş ve Barış

Savaş ve Barış, çoğu kişi tarafından en büyük başyapıtlardan biri olarak gösterilmektedir. Eser 1805-1813 yılları arasında olan Napolyon Savaşlarını konu almaktadır. Lev Nikolayeviç Tolstoy’un bu ünlü eseri gerçekçiliği, anlatımı, kurgusu ve dili ile kendisinden sonraki yazarları da etkilemeyi başarmış büyük klasiklerden biri olarak edebiyat dünyasında yerini korumuştur.

Fyodor Mihayloviç Dostoyevski: Suç ve Ceza

1866 yılında yayımlanan Suç ve Ceza, modern insanlara yaklaşımı ve yazarın sorduğu can alıcı sorular ile güncelliğini hiç kaybetmemiştir. Edebiyat dünyasında güç bir seviyeye yükselen Dostoyevski’nin Suç ve Cezası, aynı zamanda da bir suçun psikolojik kaydı niteliğini taşımaktadır.

Michel de Montaigne: Denemeler

Michel de Montaigne kitabında yaptığı işlerin sonuçlarını arayan ve hesap yapan insanların karar vermelerinin ne kadar zor olduğunu ve yapıtlarını iyi bir şekilde anlatanların ellerinden iyi işlerin çıkmadığını anlatmıştır.

Fyodor Mihayloviç Dostoyevski: Yeraltından Notlar

Sevgi, nefret ve insan psikolojisi üzerine tartışmalar yaratan bir yapıt olma özelliği taşıyan eser, içe dönük, ezik fakat saygınlık arayışında olan kentli ve yalnız insanların dramını gözler önüne sermektedir. Yazar bu anti kahramanı ile çağını aşan post modern bir roman yaratmıştır.

Albert Camus: Veba

Albert Camus’un Veba adlı eseri en önemli yapıtlarından birdir. Veba yalnızca çağımızın değil, tüm insanlığın tarihinin ortak sorununa değinmiştir. Felaketin yazgıya dönüşmesi, yazarın hiçbir yapıtında bu şekilde acı bir yazgı ve şiirsel bir dille ele alınmıştır.

Jean-Paul Sartre: Bulantı

Jean-Paul Sartre, eserleri ile varoluşçuluk düşüncesi kadar bütün bir yüzyılı derinden etkileyen bir yazardır. Yazar 20. Yüzyılın en etkileyici yazarlarından biridir. İlk romanı olan Bulantı ise varoluşçuluğun kült kitaplarından biri olma özelliği taşır.

Franz Kafka: Dönüşüm

İlk kez 1915 senesinde yayımlanan Dönüşüm adlı eser, bir sabah evinde dev bir haşereye dönüşen Gregor Samsa’nın hayatındaki değişimleri aktararak devam eder. Kafka, bu eseri ile bir insanın her şeye dönşmesini sout bir kavram olarak değil de, toplumsal ve felsefi bir takım etkilerle ele almıştır.

Jerome David Salinger: Çavdar Tarlasında Çocuklar

Jerome David Salinger’in 1951 yılında basımı yapılan kitabı, birinci ve son romanıdır. Çıktığı günden bu zamana kadar fazlası ile ilgi gören eser, ergenlik dönemindeki bir çocuğun dünyayı algılayış şekline okuyucuya anlatırken, yetişkinlik düzenine karşı olan isyanını başarılı bir şekilde aktarıyor.

Harper Lee: Bülbülü Öldürmek

Harper Lee 1960 yılında yayınladığı eser Bülbülü Öldürmek edebiyat severlerin gönlünde özel bir yer edinmiştir. Eser Pulitzer ödülünü almıştır. Kitap Amerika’nın güneyinde yaşanan ırkçılığı ve eşitsizliği çocuk kahramanın gözünden anlatmaktadır. Yazar kullandığı yalın fakat çarpıcı dili ile adalet, özgürlük, eşitlik ve ayrımcılık gibi temaları Scout’un büyüyüş öyküsü ile beraber dokumuş ve toplumsal düzeyde mercek altına almıştır.

Ray Bradbury: Fahrenheit 451

Fahrenheit 451 Ray Bradbury’nin karanlık bir geleceği konu aldığı romanıdır. Bilim kurgu öğelerinin baskı rejimi ile robotlaşmış toplumla harmanlanan kitabın olay örgüsü, totaliter bir düzenin etrafında şekillenişini anlatmaktadır.

Margaret Atwood: Damızlık Kızın Öyküsü

Margaret Atwood’un Damızlık Kızın Hikayesi adlı eseri bir başyapıt özelliği taşımaktadır. Kitap tüm ditopyalar gibi geleceğe dair paronaları değil de içinde yaşamış olduğumuz gerçeği dile getirmiştir.

T-Soft E-Ticaret Sistemleriyle Hazırlanmıştır.