En Çok Okunan Klasik Kitaplar

25 Ağustos 2020
En Çok Okunan Klasik Kitaplar

Her biri ayrı klasikler arasında olan, bambaşka dünyaları anlatan kitaplar iyi birer okuyucu olma yolunda ilerlemek isteyenlerin kesinlikle okuması gereken klasiklerden bazılarıdır. Kimilerinde bir tutku olan kitaplar bağımlılık yaparken, bazılarında ise kitap okumaya hazır olmadıklarını düşünmelerine neden olur.

En çok okunan klasik kitaplar hem unutulmazlıkları ile varlıklarını duyurmakta, hem de kolektif veya bireysel bilinçaltı kılığına bürünerek belleklerin katmanları arasında gizlendiklerinden özel bir etkiye sahip klasikler arasına girmeyi başarmışlardır. Bir klasik çoğunlukla kendisi hakkında eleştirel söylemlerin olduğu fakat hep üzerinden attığı yapıttır.

Genellikle en çok okunan klasikler, hakkında duyduklarımız ile ne kadar bildiklerimize inanıyor olsa da gerçekten okunduğu zaman eşsiz kitaplar olduklarını anlıyoruz. İşte sizlere yeni bir dünyanın kapılarını aralayan ve en çok okunan klasik kitaplar ile aranızdaki bağı oluşturacak klasik kitap listesi.

Nikolay Vasilyeviç Gogol: Ölü Canlar

Nikolay Vasilyeviç Gogol’un en ünlü eseri olan Ölü Canlar, yazara Rusya’nın ünlü yazarı Puşkin tarafından önerilmiştir. Gogol eserinde ülkesinde olan çarpıklıkları gerçekçi bir dille anlatmıştır. Eser tamamlanmamasına rağmen en çok okunan klasik kitaplar arasında yerini almayı başarmıştır. Roman üç cilt olarak tasarlanmak istense de diğer iki cilt yayımlanmamıştır. Yazarın nüshaları yakmış olması ikinci cildin kurtarılan parçalardan birleşmesi esere ve yazara fazlası ile gizem katmaktadır.

Virginia Woolf: Kendine Ait Bir Oda

Virginia Woolf, tarafından kaleme alınan Kendine Ait Bir Oda, yazarın en kolay okunan kitaplarından biri olma özelliği taşımaktadır. Yazarın bu deneme kitabı özellikle kadın hareketlerinin ellerinden düşürmedikleri önemli bir klasiktir. Kitap bir kadının bağımsızlığı için ilk savunma niteliği taşımaktadır. Tabi ki, kadınların yüzlerce yıldır süren ezilmişliklerini ortaya koyarak feminist hareketinin klasik kitaplarından biri olmayı başarmıştır.

Friedrich Wilhelm Nietzsche: Böyle Söyledi Zerdüşt

Kitapta yazar, şiirsel ve duru bir üslup ile felsefi konuları dile getirmiş, kendi düşünceleriyle beraber felsefi kavramlarını açıkladığı Böyle Buyurdu Zerdüşt kitabı edebiyat ile felsefenin harmanlandığı eşsiz bir eserdir. Friedrich Wilhelm Nietzsche’nin deyimi ile kitap yazılmış en yüce kitaptır ve insanlığa bu zamana kadar verilen en büyük armağandır. Tamamen kurgusal karakterlerden oluşan kitap 1883-1884 yılları arasında üç bölüm olarak yazılmış, 1885 yılında da dördüncü bölümü eklenmiştir.

Charles Dickens: Büyük Umutlar

Caherles Dickens’in yapıtlarından biri olan Büyük Umutlar, insanlar arasında oluşan sevgisizliğe, ikiyüzlülüğe karşı çıkarken, para hırsı ve ayrımcılık üzerine kurulu toplum düzenine de acımasızca saldıran yazarımız, canlandırmış olduğu unutulmaz kahramanları ile okuyucular tarafından beğenilen bir eser kaleme almıştır. Yazar eserde anlattığı hikayenin evrenselliği içinde gezinirken, dokunabileceğiniz şeyler bulmanızı sağlamıştır.

Jack London: Beyaz Diş

Bilindiği gibi Jack London 20. Yüzyıl Amerikan Edebiyatı’nın en önemli isimlerinden biridir. Yazarın unutulmayan ve halen en çok okunan klasikleşmiş romanı Beyaz Diş, bir kurdun hayatını anlatmaktadır. Hem bir köpeğin hem de bir kurdun kanını taşıyan Beyaz Diş’i Amerika’nın kuzeyinde bulunan vahşi bir ortamda zor zamanlar beklemektedir. Eser doğa ve vahşi hayat arasında kalan Beyaz Diş’in yaşam mücadelesini açıklayıcı bir şekilde anlamamızı sağlayan yalın bir dille kaleme alınmış ve klasik kitaplar arasında kendine yer edinmiştir.

Victor Hugo: Sefiller

Sefiller kitabı ile büyük bir üne kavuşan Victor Hugo’nun bu eseri Fransız Edebiyatının en önemli ve en çok okunan romanlarından biri olmuştur. Aynı zamanda romantik akımın etkisini taşıyan kitap, kürek mahkumu olan Jan Valjean ile polis müfettişi Javert arasında geçen bir kovalamacanın hikayesi üzerine kurulmuştur.

Johann Wolfgang von Goethe: Genç Werther’in Acıları

Modern Alman romanının başlangıcı olarak kabul edilen Genç Warther’in Acıları adlı eser, mektup, roman tarzında bir şiirsel eserdir. Romanın konusu Walheim adındaki küçük bir kasabada geçmektedir. Klasik kitaplar arasında yer alan ve en çok okunan eser yaşanan umutsuz bir aşkın acısı ve kıskançlığını tüm çıplaklığı ile okuyucuya aktarmayı başarmıştır.

Gabriel Garcia Marquez: Yüzyıllık Yalnızlık

Yüzyıllık Yalnızlık, yazarın 1982 Nobel Edebiyat Ödülünü almasına vesile olmuş bir eserdir. Marquez kitabında çocukluğunun tüm gerçek kişilerini gerçeküstü masalsı bir anlatım ile yazmıştır. Bu da kitaba büyülü gerçekçiliğin en önemli yapıtı olma özelliğini kazandırmıştır. Kitap adeta insanı geçmişinden ve bulunduğu toplumdan uzaklaştıracak bir yapıya sahiptir.

Marie-Henri Beyle Stendhal: Kırmızı ve Siyah

Gazetede çıkan bir yargılama haberinden konusu alınan Kırmızı ve Siyah edebiyatın klasik kitaplarından biri olmuştur. Marie-Henri Beyle Stendhal, kitabında tutkulu bir aşkı anlatmaktadır. Roman ilk basımı yapıldığı yıllarda kimsenin ilgisini çekmese de 1900 yılında tekrar basımı yapıldığında edebiyat dünyasının vazgeçilmez kitaplarından biri haline gelir. Romantizm akımının temsilcisi olan yazar, eserlerinde ayrıca insan psikolojisini sade ve anlaşılır bir dil ile öne çıkartmıştır.

Honore de Balzac: Goriot Baba

Realist romanın en iyi örneklerinden biri olan Goriot Baba, 19. Yüzyılda Paris’te yaşayan bir baba ve iki kızının öyküsünün dışında o dönemdeki Fransa’nın sosyal yaşamını anlatmıştır. Eser Honore de Balzac’ın başyapıtlarından biridir. Kitap okuyucuyu fazlası ile duygulandıracak bir anlatıma sahiptir. Goriot Baba’nın kızlarına hasret kalışı, ucuz bir pansiyonda kızlarını görememenin üzüntüsü ve acısı ile kıvranarak nasıl can verdiğini anlatan eser kesinlikle okumaya değer.

George Orwell: 1984

Yazar 1984 kitabını yazdığı dönemde aynı zamanda da verem tedavisi görmekte ve sürekli hastaneye yatmaktaydı. Eserinin ilk taslağını 1947 yılında tamamlayan George Orwell, ilk başta öykünün geçtiği yıl olarak 1980’i seçmiş ancak kitabın tamamlanması hastalığından dolayı uzayınca 1984’e karar vermiştir. Bir distopya niteliği taşıyan kitap adeta edebiyatın bağrından yükselen bir uyarı çığlığı niteliğini taşımaktadır.

Anton Pavloviç Çehov: Anton Çehov Hikayeler

Rus ve Dünya edebiyatında yerini almayı başaran kısa öykülerin ustası Anton Pavloviç Çehov, hikayeleri ile kahramanların içsel yaşamlarını en ince ayrıntısıyla tasvir etme yeteneği, keskin hiciv, iç karatıcı ve hüzünlü motifleriyle, sadece anavatanının değil tüm dünya edebiyatının gelişimine de katkı sağlamıştır. Her bir öyküsünde başka bir hayatı kaleme almış kendi üslubunca farklı bir anlatım tarzı sergilemiştir.

Albert Camus: Yabancı

1957 yılında Nobel Edebiyat Ödülüne layık görülen roman, Albert Camus’un en çok okunan klasikleşmiş eserlerinden biridir. Kitap kişilerin yaşama ve eylemlerine yabancılaşmalarını anlatmaktadır. Orta sınıftan bir Fransız olan Mersault’un bir Arap’ı öldürmesi sonucunda dış dünya ile arasına koyduğu mesafeyi anlatmaktadır.

Harper Lee: Bülbülü Öldürmek

İnsanlığın en büyük hastalığı olan ırkçılığı konu alan Bülbülü Öldürmek, küçük kahramanımız Scout Finch tarafından anlatılmaktadır. Her ne kadar küçük bir Amerika kasabasında geçiyor olsa da romanda yansıtılan evrensel değerler tüm sınırları ortadan kaldırmaya yetiyor. Bülbülü Öldürmek, bir çocuk gözünden anlatıldığından çocuklara has duyarlılıkla kaleme alınmıştır. Roman Harper Lee’nin 1956 yılında yazmaya başladığı otobiyografik öykülerden yola çıkarak ortaya çıkmıştır.

John Steinbeck: Fareler ve İnsanlar

Modern Dünya Edebiyatının başyapıtları arasında yerini alan Fareler ve İnsanlar, gezici tarım işçilerinin düşleri ile dramlarını yansıtmaktadır. 1937 yılında yayımlanan eser, Kaliforniya’nın Salinas Vadisindeki bir çiftliğe çalışmaya giden iki arkadaşın ve çiftlikte çalışan diğer işçilerin zorlu yaşam mücadelelerini anlatmaktadır.

Franz Kafka: Dönüşüm

Güçlü bir toplum eleştirisi yapılan ve modern toplumda insanın yabancılaşması işlenen Dönüşüm, 20. Yüzyılın en önemli romanlarından biri kabul edilmektedir. Eserde Franz Kafka’nın öz yaşamı ile paralel unsurların bulunduğu göze çarpmaktadır. Sade bir dil ile kaleme alınan bu kusursuz minimalist kısa hikaye, oldukça da güçlü bir kurguya sahiptir.

Fyodor Mihayloviç Dostoyevski: Suç ve Ceza

Dostoyevski’nin Suç ve Ceza kitabı, buhran ve yokluk içinde bir hukuk öğrencisi olan Raskolnikov’un geçinmek için eşyalarını rehin verdiği tefeci kadını öldürme planı ile başlar. İçine düşmüş olduğu ikilem ile psikolojik hesaplaşmalar, tüm dünyayı Tanrı’nın yokluğunda insanın sınırı ne olmalı sorusu ile kasıp kavuran en büyük eserlerden birinin doğmasını sağlamıştır.

Hermann Hesse: Siddhartha

1946 Nobel Edebiyat Ödülünün sahibi Hermann Hesse’nin başyapıtı niteliğini taşıyan Siddhartha, kuşaklar boyunca adeta bir kutsal kitap gibi okunmuştur. Yazar eserinden Buddha’nın yaşamını ilk yıllarını şiirsel bir üslup ile anlatmış ve insanların öz benliklerini bularak uygarlığın yerleşik şekillerinden kurtulmaya çalışmalarını işlemiştir.

Lev Nikolayeviç Tolstoy: Savaş ve Barış

Tolstoy’un en büyük romanı olarak kabul edilen Savaş ve Barış, dört soylu ailenin bireyleri arasındaki ilişkiler ile dile getirilmiştir. Yazarın eserinin bu denli güçlü olmasının nedeni kuşkusuz savaş ve tahakküm sorununa, savaş yaşayan insanlık durumlarına getirmiş olduğu filozofik yaklaşım olmuştur. İnsanlığın varoluş sorununa dair tartışmaları gündeme getiren eser ayrıca dramatik kurgu, çarpıcı karakterler, usta betimlemeler ve savaş temalı aksiyon sahnelerine yer vermiştir.

Jose Saramago: Bilinmeyen Adanın Öyküsü

Edebiyat tarihine geçen Bilinmeyen Adanın Öyküsü, Jose Saramago’nun eşsiz anlatısı ile okuyucuların minör başyapıtlarından biri olmuştur. Yazar başlarda sade bir öyküyü basit bir dil ve masum karakterlerle anlatıyor olsa da okudukça toplumsal alt metinleri, aşıklar psikolojisini ve hayalperestleri fark edeceksiniz.

Sabahattin Ali: Kürk Mantolu Madonna

Sabahattin Ali, edebiyat dünyasında ün kazanan yazarlarımızdan biridir. Kürk Mantolu Madonna eseri ile bizlere insanların görünmeyen yüzlerini ve hiç pişman olmayacağımızı anlatır. Yazar kitabında adeta tutkunun resmini çizmiştir.

İhsan Oktay Anar: Puslu Kıtalar Atlası

Edebiyat dünyasında yeni ve pırıltılı bir yazar olan İhsan Oktay Anar’ın ilk kitabı olma özelliğini taşıyan Puslu Kıtalar Atlası, geçmiş üzerine, dünya hali üzerine ve puslu kıtalar üzerine yazılmış ve en çok okunan klasikler arasında girmeyi başarmış bir romandır.

Lev Nikolayeviç Tolstoy: Anna Karenina

Modern dünya edebiyatının en iyi klasik romanları arasında yer alan Anna Karenina, Tolstoy’un bölümler haline basılan romanıdır. Roman yazarın 1875 yılından sonra yıldan yıla artan bir bunalıma girmesinin sonucunda 1877 yılında yayımlanan ikinci büyük eserdir. Herkesin imrendiği bir hayata sahip olan Anna Karenina, asil ve güzel bir kadın olmasının dışında aşka susayan asil bir kadındır. Lev Nikolayeviç Tolstoy’un eserinde arka planda tuttuğu Rus sosyetesindeki iki yüzlülüğün resmedildiği trajik aşk, öz yıkım ve kader hikayesi üstelik insan hayatının bir portresini sunmaktadır. En iyi klasik kitaplardan biri olan Anna Karenina, birçok yazar ve edebiyat eleştirmenleri tarafından da tüm zamanların en iyi romanı olarak belirtiliştir.

Lev Nikolayeviç Tolstoy: İtiraflarım

Lev Nikolayeviç Tolstoy’un kaleme aldığı İtiraflarım, bir seyyah ile çölde karşılaştığı yırtıcı hayvanları anlatan şark masalı niteliğini taşımaktadır. Kitap o kadar sade ve yalın bir dille kaleme alınmış ki okuyucuyu kendine hayran bırakmayı başarmıştır.

Victor Hugo: Notre Dame’ın Kamburu

Fransa’da krallık döneminin karanlık günlerinden kesitlere yer veren Notre Dame’ın Kamburu, Victor Hugo’nun en iyi klasik kitapları arasında yer alır. Yazarın en parlak dönemlerinden biri olan 1831 yılında yayımlanan romanda insanların hayatlarında kaderin yeri ile yoksulluğun insanı köreltmediğini ortaya koymuştur. Çoğu dilde çevirileri yapılan roman dünya klasiklerinin başyapıtı niteliği taşımaktadır.

Fyodor Mihayloviç Dostoyevski: İnsancıklar

Fyodor Mihayloviç’in ilk romanı dünya edebiyatına ilk armağanı olma özelliğini taşıyan İnsancıklar, her kuşağın başucu kitaplarından biri olma özelliği ile en çok okunan klasik kitaplar arasında yerini almayı başarmıştır.

William Shakespeare: Romeo ve Juliet

Romeo ve Juliet, William Shakespeare’ın en başarılı eserlerinden biridir. Yüzyıllardır farklı kuşaklar tarafından büyük bir övgü ile izlenen ve okunan oyunun 1591-1595 yılları arasında yazıldığı düşünülmektedir. Eserde düşman iki ailenin çocuklarının birbirlerine âşık olmaları ve bu aşkın beraberinde hazin bir sonun gelmesi anlatılır. Romeo ve Juliet’in umutsuz aşkını romantik örgüsünün yarı karanlık örtüsü ile sarmalayan eser en çok okunan klasik kitaplar arasında olmayı hak ediyor.

Paulo Coelho: Simyacı

1996 yılından bu yana Türkiye’de de çok okunan Simyacı Paulo Coelho’nun üçüncü romanıdır. Mevlana’nın ünlü Mesnevi’sinde yer alan küçük bir öyküden yola çıkılarak yazılmıştır. Eser adeta yüreğinde çocukluklarının çırpınışlarını taşıyan okuyucular için bir klasik haline gelmiştir.

William Shakespeare: Fırtına

Fırtına, William Shakespeare’in tek başına yazdığı son oyun olduğu düşünülen ve 1611 yılında yazıldığı tahmin edilen dört romanstan biridir. Bu mucizevi oyun, bir alt olay örgüsüne, oyun içinde oyunlar, doğaüstü öğelere ve ahengi temsil eden bir müziğe sahiptir. Ünlü yazar Shakespeare’in bu son oyunu Fırtına ile diğer eserleri Türkçede ilk defa Hasan Ali Yücel Klasiklerinde tamamlanmıştır.

Alexsandre Dumas: Monte Cristo Kontu

Ünlü Fransız yazar Alexsandre Dumas tarafından 1845 yılında yayımlanan Monte Cristo Kontu, yazarın en ünlü ve büyük ilgi gören başyapıtları arasında yer almaktadır. Romanda yaklaşık 15 yıllık mahkumiyetin ardından mucizevi bir şekilde hapis hayatı sona eren Edmond Dantes’in Monte Cristo Kontu oluşunu ve kendisine iftira atanları teker teker nasıl cezalandırdığını anlatmaktadır.

Fyodor Mihayloviç Dostoyevski: Kumarbaz

Kumarbaz’ı yaklaşık 25 günde yazan Dostoyevski, acelesi yüzünden romanı kendi eli ile kaleme almamış, bir stenograf tutmuş ve onunla da evlenmiştir. Yazarın kaleme aldığı Kumarbaz, dünya edebiyatında en çok okunan klasikler arasında girmeyi başarmıştır. Kitabı okuduğunuzda yazarın bu kadar kısa sürede böylesi bir yapıtı nasıl çıkarttığına inanamayacaksınız.

Knut Hamsun: Açlık

Açlık kitabı belki de yazar Knut Hamsun’un kişiliğini ve ününü oluşturan en büyük eseridir. Kitap ünlü bir yazar olmak isteyen gencin açlıkla pençeleştiği zamanları okuyuculara aktarmaktadır. Dünya edebiyatının başyapıtları arasında anılan Açlık kitabı Behçet Necatigil’in usta kalemi ile çevrilmiş harika bir klasiktir.

George Orwell: Hayvan Çiftliği

Baş kişileri hayvanlar olan Hayvan Çiftliği, İngiliz yazar George Orwell, tarafından kaleme alınmış çağdaş klasikler arasına giren eserlerinden biridir. Dünya edebiyatında ise yergi türünün başyapıtlarından sayılan eser, bir çiftlikte yaşayan hayvanların kendilerini sömüren insanlara başkaldırarak yönetimi ele geçirmelerini anlatmaktadır. Bir masal anlatımı ile kaleme alınan Hayvan Çiftliği’nde yazar tarihsel bir gerçeği eleştirmektedir.

Natalie Babbitt: Ölümsüz Aile

Geçtiğimiz 20 yıl içerisinde milyonlarca çocuğa ulaşan Ölümsüz Aile, birçok dile çevrilmiştir. Amerika ve Avrupa’da okullarda okutulan yapıt, çocuk edebiyatının unutulmaz klasikleri arasında yer almaktadır.

Fyodor Mihayloviç Dostoyevski: Yeraltından Notlar

Yeraltından Notlar, yazarın kendi sesi ile verdiği ilk büyük yapıt olma özelliğini taşımaktadır. Roman Avrupa’daki büyük varoluşçu edebiyatı müjdelemektedir. Fyodor Mihayloviç Dostoyevski, kitabında okura yeraltı diye adlandırdığı bir ruh halinden seslenen kahramanın söylevi ile sesleniyor. Eser aynı zamanda yaklaşık 150 yıldır okunan gerçek bir başyapıttır.

Sun Tzu: Savaş Sanatı

Asıl adı Wade Giles olan Sun Tzu’nın eseri Savaş Sanatı adlı eseri insanlık tarihinin en eski ve en fazla araştırılan ve tartışılan strateji eseridir. Tüm dünyada yalnız askerlik alanında değil, iş idaresi ve kişisel gelişim alanlarında da strateji klasiği olarak kabul edilen bir eserdir.

Antoine de Saint-Exupery: Küçük Prens

New York’ta bir otel odasında kaleme alınan Küçük Prens, Antoine de Saint-Exupery’in en çok okunan klasiklerinden biri olma özelliğini taşımaktadır. Küçük Prens’in yaşadıklarını kaleme alan yazar, okurlara küçük prensin yaşadıkları ile öğrendikleri sayesinde yaşamı anlamlandırmada ne kadar büyüdüklerini görmelerini sağlıyor.

Stefan Zweig: Satranç

Stefan Zweig’in Brezilya’daki sürgün döneminde kaleme aldığı ve intiharından birkaç ay önce tamamladığı Satranç, ilk olarak eline geçen bir kitapta satrancın inceliklerini öğrenip oyunu tutu haline getiren ve tutku yüzünden beyin hummasına yakalanan Dr. B’nin öyküsü gibi görünse de derinlerde bir veda mektubu olduğunu anlayacaksınız. Kitap aynı zamanda Avrupa kültürünün nasyonal sosyalist tehlike altında yok oluşuna da işaret etmektedir.

Halil Cibran: Ermiş

Kitaplığınızın en ince kitabı olan Ermiş sayfa sayısı ile etkisi ters olan bir kitaptır. Halil Cibran’ın ustalık eseri olan romanda herkesin kendine ait bir şeyler bulacağı nadide eserlerden biridir. Kitap Ermiş’in 12 yıl yaşadığı Orfales kentinden ayrılarak doğduğu yere gitme gününde haklı ile vedalaşırken onların sorularına verdiği cevaplardan oluşmaktadır.

Jane Austen: Gurur ve Önyargı

Oldukça yavaş işleyen ama sıkılmadan ilerleyeceğiniz eser Gurur ve Önyargı en çok okunan klasikler arasında yer alan son kitabımızdır. Kitap Jane Austen tarafında kaleme alınan ve yazarın en ünlü başyapıtlarından biri olma özelliği taşımaktadır. Gurur ve Önyargı sayesinde belki de hayata bakış açınızı genişletecek ve daha farklı yaşlaşmak isteyeceksiniz.

T-Soft E-Ticaret Sistemleriyle Hazırlanmıştır.