Tüm Zamanların En İyi Yazarları ve En Popüler Kitabı

30 Aralık 2020 - Diğer Blog Konuları
Tüm Zamanların En İyi Yazarları ve En Popüler Kitabı

Dünyanın en iyi yazarları kimlerdir? En çok okunan yazlar hangileridir? Dünyanın en iyi yazarlarının en popüler kitabı hangisidir? Gelmiş geçmiş en iyi yabancı yazarlar ve en çok okunan kitapları listesi.

Tüm zamanların dünyaca ünlü en iyi yazarlarını sizler için bir araya getirdik. Listemiz yazarlara yöneltilmiş sorular üzerine oluşturulan bir liste olma özelliğini taşımaktadır. 125 yazar üzerinden yapılan anket sonucunda en iyi yazarlar ve kitapları listesi bir araya getirilmiştir.

En iyi yazarlar listemizde yer alan kitapları inceleyin, satın alın. Dünyanın en iyi yazarları ve en çok satan kitapları listemiz siz değerli okuyucularımız ile birlikte.Listemizde yer alan yazarlar ve kitapları hakkında bilgiler edinin. Kitap raflarınızda mutlaka olması gereken yazarlar ve kitapları işte sizlerle.

William Shakespeare: Romeo ve Juliet

İngiliz edebiyatının ulusal şairi ve Avon’un Ozanı olarak tanınan William Shakespeare, 26 Nisan 1564 yılında İngiltere’de dünyaya gelmiştir. Yaşamış olduğu zamanda saygın bir oyun yazarı ve şair olarak ün kazanan Shakespeare, günümüzde de edebiyatta ki önemini korumaktadır. Tiyatro kariyerine Londra’da başlayan Shakespeare, yaşamanı ve yazım hayatının birçok kısmını burada geçirmiştir. Yazmış olduğu ilk oyun yazılarının birçoğu komedi ve tarih üzerine olmuştur. Daha sonra trajediye yönelen Shakespeare, 16. Yüzyıl sonunda kültür ve sanat tarihinin zirvesine yükselmiştir. William Shakespeare’in en çok satan kitabı Romeo ve Juliettir. İngiliz ve Dünya edebiyatının klasikleri arasında yer alan Romeo ve Juliet, trajik öyküsü ve anlatım biçimi ile uzun bir şiire dayanmaktadır. Kendine özgü anlatımı ile dikkatleri üzerine çeken Shakespeare’in Romeo ve Juliet eseri opera, bale ve sinemaya uyarlanmıştır. Eserde yer alan en önemli sahne olan balkon sahnesi okuyucuların etkilendiği en önemli bölümdür. Düşman ailelerin çocukları olan Romeo ve Juliet’in aşkının anlatıldığı bu eser edebiyat dünyasında ilk sıralarda yerini korumaktadır.

Nikolay Vasilyeviç Gogol: Bir Delinin Hatıra Defteri

Rus roman ve oyun yazarı Nikolay Vasilyeviç Gogol, orta halli bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelmiştir. Kazak kültürünün etkisi ile büyüyen Gogol, bu hayatın etkisi altında kalarak eserlerini kaleme almıştır. Gençlik yıllarında edebiyata ve şiire ilgi duyan Gogol, yazmış olduğu Bir Delinin Hatıra Defteri ile dönemin en ilgi duyulan ve en çok okunan yazarları arasına girmiştir. Bir Delinin Hatıra Defteri pek çok kez tiyatro oyunlarında sergilenmiştir. Eserde kaleme alınan asıl konu, insanlar arasında oluşan sınıf farkını anlatmaktadır. Gogol bu eserinde oldukça sade bir dil kullanmış ve eserde geçen konuları bir kahramanın gözünden anlatmıştır. Kaleme alınan Bir Delinin Hatıra Defteri adlı eserinde yer alan kahramanın patronunun kızına aşık olması ile başlayan bu hikaye siz değerli okurlarımızı derinden etkileyecek muhteşem bir hikayedir.

Fyodor Mihayloviç Dostoyevski: Yeraltından Notlar

Çocukluk yıllarını sarhoş bir baba ve hasta bir anne arasında geçiren Fyodor Mihayloviç Dostoyevski, yazım hayatına başladıktan sonra ilk eseri İnsancıkları kitabını yayınlamıştır. Bu eseri ile istediği ilgiyi yakalayamayan Dostoyevski, bir süre edebiyattan uzak kalıp siyaset ile ilgilenmeye başlamıştır. Siyaset dünyasında uğramış olduğu komplo yüzünden cezaevinde kalan Dostoyevski, serbest kaldıktan sonra tekrar edebiyata dönmüş ve Ezilenler eseri ile Ölüler Evinden Anılar adlı eserlerini yayınlamıştır. Yazar Dostoyevski’nin büyük ses getiren eseri Yeraltından Notlar kitabı, yazarın istediği üne kavuşmasını sağlamıştır. Okurlar tarafından büyük ilgi gören Yeraltından Notlar kitabı, birçok Batılı düşünürü varoluşçu olarak etkilemiş dünya klasikleri arasında yer almıştır. Petersburg’da 1864 yılında yayınlanan bu eserde yer alan asıl konu, kendini dünyadan soyutlamış kişinin, kendi iç çatışmalarına ve hezeyanlarına yer vermiştir. Ben Hasta Bir Adamım cümlesi ile başlamış olduğu bu romanda Dostoyevski, dönemin ses getiren eserlerinden birine imza atmıştır.

Stefan Zweig: Satranç

Alman edebiyatının en çok konuşulan ve okunan yazarlarından biri olan Stefan Zweig, dünya çapında okunan yazarlar arasındadır. 1933 yılında Naziler tarafından eserleri yakılan Zweig, bu olaydan sonra ülkesini terk etmiş ve Brezilya’ya yerleşmiştir. Yahudi bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Zweig, Avrupa’nın düşmüş olduğu duruma duyduğu üzüntü ve Hitler’in getirmiş olduğu rejim nedeni ile karamsar ve evhamlı bir insan olmuştur. Karısı Lotte Altmann ile birlikte intihar ederek hayatına son veren Zweig, ölümünden önce yazmış olduğu Satranç ile büyük ilgi görmüştür. Satranç adlı eserin konusu tamamen bir deniz vapurunda geçen satranç şampiyonu Mirko Czentovic’in hikayesini anlatmaktadır.

Victor Hugo: Bir İdam Mahkumunun Son Günü

Romantizm akımının önde gelen yazarlarından Fransız yazar Victor Hugo, en büyük ve ünlü Fransız yazar olarak kabul edilmektedir. Eserleri ile dünya edebiyatında iz bırakan Victor Hugo, 83 yaşında iken zatürre hastalığından dolayı hayata gözlerini kapamıştır. Bir İdam Mahkumunun Son Günü adlı eserini 26 yaşında iken yazan Victor Hugo, eserinde yalın ve açık bir dil kullanmıştır. Eserde kaleme aldığı konu idam cezasının trajik ve saçma yanını anlatmıştır. Ayrıca bu eser birinci ağızdan anlatılan roman türünün ilk örneğidir.

Anton Pavloviç Çehov: Altıncı Koğuş

Yazım hayatının yanı sıra oyun yazarı olarak da tanınmakta olan Anton Pavloviç Çehov, yazmış olduğu kısa öyküleri ile alanında tarihteki en büyük yazarlardan birisi olarak kabul edilmiştir. Eserleri ile eleştirmenler tarafından olumlu eleştireler alan Çehov, kariyerinin çoğu zamanında doktor olarak görev yapmıştır. Yazarın en popüler eserlerinden biri olan Altıncı Koğuş eseri, dönemin en çok ilgi gören Rus dergilerinde yayınlanmıştır. Çehov okurları tarafından büyük ilgi gören Altıncı Koğuş eserinde bir akıl hastası olan İvan Dmitriç ile doktor Andrey Yefimıç arasında geçen hikayeyi anlatmaktadır. Aynı zamanda sinemaya uyarlanan Altıncı Koğuş, hem edebiyat dünyasında hem de sinema sektöründe ilk sıralarda yer alan eserler arasına girmiştir.

James Joyce: Oda Müziği - Bütün Şiirleri

Eserleri ile 20. Yüzyıl edebiyatını derinden etkileyen James Joyce, yazım hayatına William Shakespeare, Oscar Wilde ve Lev Tolstoy gibi önemli yazarların eserlerinden etkilenerek başlamıştır. James Joyce’in okuyucuları tarafından en çok satın alınan kitabı Bütün Şiirleri kitabıdır. Yazmış olduğu Oda Müziği Bütün Şiirler eserinde James Joyce, kaleme aldığı bütün şiirlerini bu kitapta birleştirmiştir. Toplamda 34 aşk şiirinden oluşan bu esere yayınlanmadan önce iki aşk şiiri daha eklenip öyle yayınlanmıştır. 1907 yılında yayınlanan Oda Müziği Bütün Şiirler eserinde yer alan aşk şiirlerinde, aşkın bütün şehvetini ve duygusallığını müzikal bir ifade ile ortaya çıkaran Joyce, okurları tarafından büyük beğeni toplamıştır.

Virginia Woolf: Kendine Ait Bir Oda

Yirminci yüzyıl edebiyatının en önemli feminist yazarlarından biri olan Virginia Woolf, ünlü yazar Sir Leslie Stephan’ın kızıdır. Yazmış olduğu ilk hikayelerini 1895 yılında yayınlayan Woolf, eğitimini evde tamamlamıştır. Viktorya tarzı yaşama karşı olan Woolf, eserlerinin pek çoğunda buna benzer konulardan bahsetmiştir. Virginia Woolf’un en yalın eserlerinden biri olan Kendine Ait Oda, modern kadının edebiyat yolculuğunda rehber niteliği taşımıştır. Okuyacağınız bu eserde kadınlara önemli kapılar açan ve kendi öz benliklerini ortaya çıkarabilecek konuları kaleme alan Woolf, dünya edebiyatında adından çokça söz ettiren yazarlar arasında yer almıştır.

Lev Nikolayeviç Tolstoy: İnsan Neyle Yaşar?

Zengin bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen Lev Nikolayeviç Tolstoy, çok küçük yaşlarda annesini kaybetmiştir. Çocukluğunu yakınlarının yanında geçiren Tolstoy, eserlerinde kendi ülkesinin siyasal olaylarını ve halkının yaşayış biçimini büyük bir ustalık ile kaleme almıştır. Bir filozof olarak tanınan ve gerçekçi edebiyatının en büyük temsilcilerinden birisi olan Tolstoy, İnsan Neyle Yaşar eseri yazmış olduğu en kısa hikayedir. 1885 yılında yayınlamış olduğu İnsan Neyle Yaşar eseri sayesinde okurlarından ve eleştirmenlerden olumlu eleştiriler ve tepkiler almıştır.

Voltaire: Safdil

Gerçekte adı François Marie Arouet olan Voltaire, Fransız devriminin ve aydınlanma hareketine büyük bir katkı sağlamıştır. Din ve yazım özgürlüklerinin yanı sıra insan hakları ve felsefi çalışmaları ile ün kazanan Voltaire, kendi zamanının en etkili isimlerinden biri olarak kabul edilmiştir. Edebi hayatının yanı sıra siyasi alanda da üne kavuşan ve adından söz ettiren Voltaire, Safdil adlı eseri ile dikkatleri üzerine çekmiştir. Bu eser Fransa’da yer alan Cizvit tarikatının yasa dışı ilan edilmesinin ardından yayınlanmıştır.

William Blake: İnsan Ruhunun İki Zıt Durumunu Gösteren Masumiyet ve Tecrübe Şarkıları

Kişisel görüşleri nedeni ile dönemin çağdaşları tarafından deli olarak görülen William Blake, daha sonra kaleme aldığı eserleri sayesinde eleştirmenler tarafından yaratıcılığı, felsefi ve gizemli eğilimi özelliği ile büyük takdir görmüştür. 18. Yüzyıl edebiyatının romantik akımının bir parçası olarak görülen Blake, okula gitmemiş ve eğitimini evde annesi tarafından almıştır. İnsan Ruhunun İki Zıt Durumunu Gösteren Masumiyet ve Tecrübe Şarkıları adlı eseri ile döneme damgasını vuran Blake, bu eserinde insan duygularını temiz ve sade bir dil ile kaleme almıştır.

Homeros: İlyada

Antik Çağ’da yaşamış bir Ozan olarak adını duyuran Homeros, İzmir bölgesinde yaşamını sürdürdüğü düşünülmektedir. Yaşamı hakkında pek fazla bilgiye ulaşılamayan Homeros, kesin olarak bilinmemekle beraber görme engelli olduğu söylenmektedir. Batı edebiyatının ilk büyük eseri olarak kabul edilen İlyada destanının yazarı olan Homeros, eserde dokuz yıl boyunca süren Troya Savaşı’nın elli bir günlük kısmını kaleme almıştır. Dünya edebiyatının temel taşlarından biri olarak kabul edilen İlyada eseri, konusu edilen döneme ışık tutmuştur. Bu destan Antik Yunan tarihinin kutsal kitabı olarak kabule dilmiştir. Dünya klasikleri arasında yer alan bu eser, çok satanlar listesinde yerinin korumaktadır.

Charles Dickens: İki Şehrin Hikayesi

Victoria devriminin en iyi romancısı olarak kabul edilen Charles Dickens, yazmış olduğu romanları ve kısa öyküleri ile dünya çapında büyük üne kavuşmuştur. Küçük yaşlarında iken boya fabrikasında çalışmak zorunda kalan Dickens, 15 yaşında iken bir avukatın yanında çalışmaya başlamıştır. Öğrenmeye her zaman açık olan Dickens, burada Stenografi öğrendi ve bir gazetede stenograf olarak yazmış olduğu notlarını yayınlamaya başlamıştır. Daha sonra kendisini üne kavuşturan Bay Pikvik Serüvenleri adlı eserini yayınlayan Dickens, daha sonra dün ya edebiyatının en önemli yapıtlarından biri olan İki Şehrin Hikayesi adlı eserini yayınlamıştır. İki Şehrin Hikayesi eserinde Paris ve Londra arasında geçen olayları kaleme alan Dickens, Fransız Devriminin terör döneminde sokakları kana bulanan ve bunların gölgesinde yaşamak zorunda kalan bir grup gencin hayatını anlatmıştır.

Franz Kafka: Dönüşüm

20. yüzyıl edebiyatının en önemli yazarları arasında yer alan Franz Kafka, yaşamış olduğu döneme eserleri ile damga vurmuştur. Yahudi bir ailenin çocuğu olarak doğan Kafka, ölümünden sonra arkadaşı Max Brod’un yayınlamış olduğu eserleri sayesinde tüm dünyanın sevdiği ve tanıdığı bir yazar olmuştur. Türkçeye çevrilen eseri Dönüşüm ile batı toplumunun içinde bulunduğu yalnızlığı kaleme alan Kafka, çok satanlarda yerini korumaktadır. İki erkek kardeşini küçük yaşlarda kaybeden Kafka, üç kız kardeşini Nazi soykırımında kaybetmiştir. Yazım hayatının yanı sıra hukuk eğitimi alan ve ceza hukuku alanında çalışmalarda bulunan Kafka’nın en önemli eserlerinden biri olarak gördüğüm Dönüşüm eseri, okurları tarafından büyük beğeni toplamıştır.

Miguel De Cervantes: Don Kişot

İspanyol edebiyatında roman geleneğini başlatan ilk kişi olarak kabul edilen Miguel De Cervantes, Batı edebiyatının klasikleri arasında yer alan Don Kişot eseri ile tanınmaktadır. Madrid’de yaşadığı talihsiz bir olay nedeni ile ceza evinde kalan Cervantes, Don Kişot adlı eserini ceza evinde kaleme almıştır. Bu eseri sayesinde dünya genelinde üne kavuşan Cervantes’in Don Kişot kitabı, halen dünyada en çok okunan romanlar arasında yer almaktadır.

Mark Twain: Tom Sawyer'in Maceraları

Gerçekte adı Samel Lanshorne Clemens olan ve eserlerinde takma adını kullanan Mark Twain, Tom Sawyer’in Maceraları eseri ile üne kavuşmuştur. Yaşamış olduğu dönemde popüler birisi olarak tanınan Twain, dönemin en ünlü Amerikalı yazarı olarak kabul edilmiştir. Yazmış olduğu Tom Sawyer’in Maceraları eserinde Mississippi Nehri kıyısındaki küçük bir kasabada yer alan olayları kaleme almıştır. Bu roman insan türünün ikiyüzlü halini, bencil ve maddiyata düşkünlüğünü mükemmel bir şekilde yansıtmıştır. İyi kalpli ama onun yanı sıra sürekli aklı haylazlık peşinde olan Tom ve arkadaşlarının maceralarını saf ve gerçekçi bir dil ile kaleme alan Twain, bu eserinde yetişkin dünyasına da mesajlar vermektedir. Yediden yetmişe herkesin okuması gereken bu eser, dünya edebiyatında önemli bir yere sahiptir.

Henry James: Yürek Burgusu

19 yüzyıl ve 20 yüzyıl edebiyatında önemli bir yere sahip olan Henry James, romanları ve kısa hikayeleri ile üne kavuşmuştur. Soylu bir ailede büyüyen James, öğrenim hayatını Cenevre’de tamamladıktan sonra ailesinden kalan miras nedeni ile meslek seçimi konusunda sıkıntı yaşamamış ve kendisini yazmaya adamıştır. Yapıtlarının pek çoğunu Londra’da kaleme alan James, Yürek Burgusu eseri ile okurlarından büyük ilgi görmüştür. Sinemaya uyarlanan Yürek Burgusu eserinde yer alan ana karakter Miss Giddens adında bir papazın kızı olarak büyüyen, deneyimsiz bir mürebbiyedir. Gotik Bly House’da yaşamaya başlayan Giddens’in evde gördüğü hayaletleri ve aslında o hayaletlerin evde önceden çalışan bakıcı ve uşağın hayaletleri olduğunu öğrenmesi ile başlayan bu hikayeyi kaleme alan James, eseri ile dünya edebiyatında okunan en çok yazarlar arasında yer almıştır.

Ernest Hemingway: Yaşlı Adam ve Deniz (İhtiyar Balıkçı)

Nobel ve Pulitzer Ödülüne layık görülen ve 20. Yüzyıl kurgu roman türünü etkileyen yazar Ernest Hemingway, yazım hayatına lise yıllarında başlamıştır. Birinci dünya savaşı sırasında muhabir olarak çalışan Hemingway, yaşamış olduğu dönemin en popüler dergilerinde yazmış olduğu eserlerini yayınlamıştır. Kısa öykü üstadı olarak adını duyuran Hemingway, Yaşlı Adam ve Deniz adlı eseri ile Nobel Edebiyat Ödülünü kazanmıştır. Yaşlı Adam ve Deniz adlı eserinde geçen konu, yaşlı bir Kübalı balıkçının açık denizde büyük bir kılıçbalığı ile olan mücadelesini kaleme alan Hemingway, eserde kullanmış olduğu modern üslubu ile okurların dikkatini çekmiştir.

Jane Austen: Gurur ve Önyargı

19. yüzyıl zamanında yaşayan dünya çapında adını duyuran önemli yazarlardan birisi olan Jane Austen, eğitimini akrabalarının desteği sayesinde tamamlamıştır. 12 yaşına geldiğinde kendi hikayelerini yazmaya başlayan Austen, yazmış olduğu romanlarının başkahramanlarında hep kadın olmuştur. Günümüzde oldukça popüler hale gelen Jane Austen, insanların hayatlarını ve zaaflarını esprili bir dil kullanarak kaleme almıştır. 1813 yılında yayınlamış olduğu Gurur ve Önyargı eseri ile döneme damga vuran Austen’ın bu eseri tüm zamanların en sevilen romanı olmuştur. Ayrıca Gurur ve Önyargı eseri sinemaya uyarlanmış ve izleyiciler tarafından büyük ilgi görmüştür.

William Faulkner: İki Hamlede Zafer

Nobel Ödüllü yazar William Faulkner, modernist yazarların babası olarak anılmaktadır. Erbest Hemingway’in tam tersine karmaşık ve uzun anlatım şekilleri ile edebiyat dünyasında adını duyurmuştur. Avrupa’da bilinç akışı tekniği ve deneysel geleneği ile Amerikalı ilk yazar olarak kabul edilen Faulkner, eserlerinin çoğunda Güney kültürünün ve aile sevgisinin yok oluşunu kaleme almıştır. Yazmış olduğu polisiye öykülerini İki Hamlede Zafer eserin bir araya getiren Faulkner, eserinde cinayetleri çözen Savcı Gavin Stevens ve onun yeğeni Charles’in hikayesini kaleme almıştır. Gözlerinizi kırpmadan okuyacağınız polisiye romanda, aslında her insanın öfkesinden bir pay alınan hikayelere şahit olacaksınız.

Çok Satan Kitaplar Tümü
T-Soft E-Ticaret Sistemleriyle Hazırlanmıştır.