En Çok Okunan Aşk Romanları

27 Mart 2020
En Çok Okunan Aşk Romanları

Okuyan herkese keşke bende böyle aşık olsam dedirtecek Türk ve Dünya edebiyatında en çok okunan aşk romanlarını bu yazımızda bir araya getirdik. Bilindiği gibi aşk edebiyatın en önemli temalarından biridir. Bu tarz aşk romanları çoğunlukla “romans” niteliği taşımaktadır.

Fakat biz listemizde sizler için çoğunluğu ilk bakışta aşk romanı olarak nitelendirilmeyecek veya aşk teması olmakla birlikte ruhsal, toplumsal ve siyasal açıdan da büyük roman olarak değerlendirmenizi sağlayacak klasikleşmiş ya da modern klasik olarak bilinen yapıtlar arasından en iyileri seçmeye çalıştır. İyi okumalar dileriz.

Elif Şafak – Aşk

Çok satan kitapların yazarı olan Elif Şafak’ın tasavvufi aşk ile dünyevi aşkı birlikte anlattığı romanı Aşk, en çok okunan aşk romanları arasında yer almaktadır. Roman yayımlandığında fazlası ile ses getirmeyi başarmıştır.

Mehmet Rauf – Eylül

Mehmet Rauf’un ilk psikolojik roman olarak Türk tarihine geçen eseri Eylül’ü bir aşk romanı olarak da değerlendirmek mümkündür. Roman kişilerin ruhsal çözümlemeleri üzerine kurulmuş olup, kimi yazarlara göre yazarın yaşamından izler taşımaktadır. Mehmet Rauf, Eylül kitabında Aşk-ı Memnu’da olduğu gibi bir aşk üçgeni çerçevesinde, yasak ve imkansız aşk temalarını işlemiştir.

Oktay Rıfar – Bir Kadının Penceresinden

Türk şiirinin ustaları arasında yer alan Oktay Rıfat, edebiyatın bu zamana kadar eser vermediği bir alanına Bir Kadının Penceresinden adlı romanı ile yaklaşıyor. Kendisiniz soluksuz okutan romanlaştırma ustalığı ile yazılan bu ilk romanında, ünlü ozan,  Mart sonrasının gerilimli havasında evliliğini belirli bir aydınlar ortamında sürdürüp çocuklarını büyüten bir kadının genç bir devrimci ile aşkını anlatan en çok okunan aşk romanlarından biri olmayı başarmıştır.

Vedat Türkali – Bir Gün Tek Başına

Yazar bu eseri ile Milliyet Yayınları 1974 Roman ödülünü ve 1975 Orhan Kemal Roman Armağanını kazanmıştır. Bir Gün Tek Başına, 27 Mayıs 1960 askeri darbesinden önceki günlerde geçmektedir. Romanda aşk ve siyasal çalkantılar bir arada ele alınmıştır.

Orhan Pamuk – Masumiyet Müzesi

Nobel Ödüllü romancı Orhan Pamuk’un tek aşk romanı olan Masumiyet Müzesi, 1975 yılında bir bahar günü başlayıp günümüze kadar gelen İstanbullu zengin çocuğu Kemal ile yoksul akrabası Füsun’un hikayesini anlatmaktadır.

Hızı, hareketi, kahramanların ve olayların zenginliği, mizah duygusu ve insan ruhunun derinliklerindeki fırtınaları hissettirme gücüne sahip önemli bir eserdir. Masumiyet Müzesi’ni okurken, sadece aşk hakkında değil, arkadaşlık, cinsellik, evlilik, tutku, mutluluk ve aile hakkında da çoğu düşünce ve sorgulamaların zihninizde gerçekleştiğine şahit olacaksınız.

Kazuo Ishiguro – Günden Kalanlar

Kazuo Ishiguro’nun eşsiz tarzını en iyi ortaya koyduğu eserlerinden biri olan Günden Kalanlar ile güzel bir aşk romanı okuma keyfi yaşayacaksınız.

Ahmet Hamdi Tanpınar – Huzur

Büyük yazar Ahmet Hamdi Tanpınar2ın Doğu-Batı sorunsalı çevresinde ele almış olduğu Huzur, romanı felsefi niteliği bulunan çok önemli bir yapıttır. 1939 yılında İstanbul’da Mümtaz karakteri çerçevesinde kurulan yapıt, kahramanın sevgilisi Nuran’a kavuşma ve kavuşamama gelgitleri yaşamasından dolayı bir aşk romanı olarak görülebilir.

Sabahattin Ali – Kürk Mantolu Madonna

Sabahattin Ali’nin 1943 yılında yayımladığı Kürk Mantolu Madonna eseri, ilk olarak Hakikat gazetesinde 18 Aralık 1940, 8 Şubat 1941 yılları arasında Büyük Hikaye başlığı altında 48 bölüm olarak tefrike edilmiştir. Türk edebiyatının en çok okunan yapıtlarından biri konumunda olan romanda sıra dışı bir aşk hikayesi ele alınmıştır.

Margaret Mitchell – Rüzgar Gibi Geçti

Batı edebiyatının dünyaca ünlü tarihi romanı olan Rüzgar Gibi Geçti, Amerikan yazar Margaret Mitchell’ın 1936 yılında ilk basımı yapılmış eseridir. Kitap Amerikan iç savaşı döneminde geçtiğinden savaşın zorluklarına göğüs geren karakterlerin aşk, gurur ve hayat şartları örgüsü ile yazılan romantik bir eserdir. Roman ayrıca 20. Yüzyılın En Popüler Romanı Pulitzer Ödülünü kazanmıştır.

Emily Bronte – Uğultulu Tepeler

İngiliz edebiyatının önemli kadın yazarlarından olan Emily Bronte’nin ilk ve tek romanı olan Uğultulu Tepeler, kırık bir aşk hikayesi etrafında gezinerek kadın ve erkek, insan ve doğa, aşk ve ölüm, sadakat ve ihanet, yalan ve hakikat gibi ikilemleri kendine özgü bir dille işlemiştir.

Gotik roman türünün başarılı örneklerinden olan Uğultulu Tepeler, puslu ve karanlık evleri, içinde türlü arzuların, düşüncelerin ve tutkuların boyattığı odaları, ter içerisinde uyanılan kabusları anlatırken, gerçekçiliği elden bırakmayan bir strateji izlemektedir.

Boris Vian – Günlerin Köpüğü

Fransız yazar Boris Vian’ın 1946 yılında yazdığı roman Günlerin Köpüğü, yozlaşan ilişkiler içinde yaşanan bir aşkı ve ardından gelen ölümü gerçeküstü bir zeminde işlemekte ve iki gün gibi kısa bir sürede yazılmış okunması gereken bir eserdir.

Jane Auten – Aşk ve Gurur

Klasik dönem romanları arasında yer alan Aşk ve Gurur, 18. Yüzyıl İngiltere’sinde geçen unutulmaz bir aşk hikayesini konu almaktadır. Orta halli bir ailenin neşeli ve zeki kızı ile mağrur ve kibirli olmasının yanı sıra son derece varlıklı ve dürüst genç bir adamın nefretle başlayan ilişkilerinin büyük bir aşka dönüşünü anlatan eser, bu iki karakterin zaman geçtikçe yanıldıklarını ve birbirlerine yaptıkları onca haksızlığın sadece aşkla telafi edildiğine şahit olacaksınız.

Henry James – Bir Kadının Portresi

Henry James’ın kaleme aldığı Bir Kadının Portresi, hem roman tekniği açısından, hem realizm akımı açısından hem de hikayesi açısından önemli bir romandır.

Yaşar Kemal – İnce Memed 1

Yakın zamanda kaybettiğimiz usta yazar Yaşar Kemal2in destansı romanı İnce Memed 1, insanda coşku ve isyan duyguları uyandıran hikayesi ve muazzam Türkçesi ile her an okuyucunun zihninde çok özel bir yere sahiptir. Bu destansı roman Memed’in aşkı açısından bir aşk romanı olma özelliği taşımaktadır.

Vladimir Nabokov – Lolita

Lolita ya da az bilinen adı ile “Beyaz Irktan Dul Bir Erkeğin İtirafları”, yazar Vladimir Nabokov’un meşhur İngilizce romanıdır. 1955 yılında Paris’te ilk baskısı yapılan roman daha sonra yazarı tarafından Rusça’ya çevrilmiştir. 1962 yılında Stanley Kubrick tarafından yine Lolita adı ile sinemaya uyarlanmış. Roman, ana karakter Humbert Humbert’in su pericikleri adını verdiği ergenlik dönemindeki genç kızlara karşı cinsel tutkusunu konu edinmiştir.

Ivan Turgenyev – İlk Aşk

Rus yazar Ivan Sergeyeviç Turgenyev, tarafından yazılan İlk Aşk, bir aşk romanıdır. Romanda genç bir delikanlının, kendisinden yaşça büyük bir kadına aşık olması, rakibinin babası olması ve bu durumun getirmiş olduğu dramatik olaylar ele alınmıştır.

Lev Nikolayeviç Tolstoy – Anna Karenina

Aşk binlerce yazar tarafından ele alınmış bir konu olmasına rağmen dünyaca ünlü Rus yazar Tolstoy’un Anna Karenina’sı gibi destansı olanı pek yoktur. Anna Karenina 19. Yüzyıldaki Rus aristokrasisinde yaşanan bir yasak aşk hikayesi olarak kaşımıza çıkmaktadır.

Gustave Flaubert – Madame Bovary

Gustave Flaubert tarafından 19. Yüzyılda yazılmış çok önemli bir roman olan Madame Bovary, birçok edebiyat eleştirmeni tarafından ilk çağdaş realist roman sayılmış ve ilk defa 1857 yılında basılmıştır. Bu kitabın ardından Bovarizm akımı oluşmuş ve psikolojide tatminsizlik, memnuniyetsizlik anlamına gelen bir rahatsızlık olarak yer almıştır. Aynı zamanda Madame Bovary’nin yaşamış olduğu unutulmaz aşk da hafızalara kazınmıştır.

Henri Stendhal – Kırmızı ve Siyah

Yazar dünya aşk edebiyatının en önemli klasiklerinden biri olan Kırmızı ve Siyah’ın konusunu gazetede çıkan bir yargılama haberinden almıştır. Kırmızı ve Siyah’ta, Julien Sorel ile Madame de Renal’in aşkı, tutkulu aşklara güzel bir örnektir. Kırmızı ve Siyah, bir aşkın, gittikçe büyüyen bir aşkın hikayesidir. Duraksamaları, korkuları, ateşli tutkusu ile usta elinden çıkmıştır.

Honore de Balzac – Vadideki Zambak

Honore de Balzac’ın en çok bilinen kitaplarından biri olan Vadideki Zambak, kocası ile mutlu olmayan Henriette’le, kendisinden çok daha genç olan Felix’in imkansız aşkını anlatmaktadır.

T-Soft E-Ticaret Sistemleriyle Hazırlanmıştır.